Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Sürmeli, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelinde ihaleye açılan maden sahalarına ilişkin açıklamada bulundu.
Sürmeli, Eskişehir’de Odunpazarı, Tepebaşı, Alpu, Beylikova, Mihalıççık, Sarıcakaya ve Sivrihisar ilçelerini kapsayan toplam 16 maden sahasının ihale sürecini yakından takip ettiklerini belirtti. En büyük ihale alanının ise 6 bin 581 hektarı aşan Mihalıççık bölgesinde yer aldığını ifade etti.
Söz konusu ihalelerin yalnızca ekonomik bir yatırım olmadığını vurgulayan Sürmeli, bu sürecin Eskişehir’in su kaynakları, tarım alanları ve doğal yaşamı açısından ciddi riskler barındırdığını dile getirdi. Özellikle maden sahalarının su havzaları, tarım alanları ve yeraltı su kaynaklarıyla etkileşim ihtimaline dikkat çekildi.
Metalik maden faaliyetlerinin ağır metal kirliliği ve kimyasal kullanım gibi nedenlerle geri dönüşü olmayan çevresel tahribatlara yol açabileceğini belirten Sürmeli, dernek olarak madenciliğe tamamen karşı olmadıklarını ancak yanlış yerde ve koşullarda yapılacak faaliyetlere karşı olduklarını vurguladı.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, ihaleye açılan sahaların bağımsız bilimsel kurumlarca yeniden değerlendirilmesi, ÇED süreçlerinin şeffaf yürütülmesi, yerel halkın sürece katılımının sağlanması ve çevresel etkilerin bölgesel ölçekte incelenmesi gerektiği ifade edildi.
Sürmeli, kamu yararını gözetmeyen ve su ile tarım güvenliğini riske atan projelerin durdurulması çağrısında bulunarak, Eskişehir’in geleceğinin uzun vadeli çevre politikalarıyla korunabileceğini belirtti.